Dinler Tarihiψευδεπιγραφία / pseudepigraphy

Pseudepigrafi

Etimoloji: Yunanca pseudēs (“yanlış, sahte”) ve epigraphē (“yazıt, başlık, atıf”) öğeleriyle ilişkili terim.

Kavramsal Tanım

Bir metnin, onu gerçekte kaleme almamış bir kişinin adıyla sunulması veya o kişiye atfedilmesi olgusu. Dinler tarihi çalışmalarında özellikle antik dinî metinlerin yazar adları ve otorite iddiaları tartışılırken kullanılır.

Tarihsel ve Bilimsel Analiz

Pseudepigrafi, bir yazının daha eski, saygın veya otorite sahibi bir kişiye atfedilmesini açıklar. Antik Yahudi ve Hristiyan yazınında bazı metinlerin Hanok, Musa veya başka tarihsel-dinî kişiliklerin adıyla ilişkilendirilmesi buna örnek verilebilir. Bir metindeki isim atfının nasıl, ne zaman ve hangi toplulukta ortaya çıktığı ayrı bir tarihsel inceleme konusudur.

Pseudepigrafi ile apokrif kavramları eşanlamlı değildir. İlki esas olarak yazar atfına, ikincisi metnin belirli dinî kanon ve yazın koleksiyonlarıyla ilişkisine işaret eder. Ayrıca her atfı modern anlamda bilinçli bir sahtekârlık olarak okumak anakronik olabilir; antik edebî geleneklerde isim kullanımı, otorite ve yazarlık anlayışı günümüzdekinden farklı biçimler alabiliyordu. Akademik literatürde “Pseudepigrapha” adıyla yayımlanan derlemeler yalnızca başka bir kişiye atfedilmiş metinlerle sınırlı değildir; bazı anonim eserleri de içerebilir.

Tarihsel Arka Plan & Dönemselleştirme

İkinci Tapınak dönemi Yahudi edebiyatı ve erken Hristiyan metinleri, pseudepigrafi araştırmalarının başlıca alanlarındandır. Modern akademik derlemeler, Hanok gibi kişilere atfedilen eserlerin yanında anonim veya sınıflandırılması tartışmalı yazıları da “Pseudepigrapha” başlığı altında toplayabilir. Bu nedenle belirli bir metnin yazar atfı ile modern derlemedeki yeri birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.

Kaynakça & Referanslar