Tımar
Etimoloji: Türkçeye Farsça üzerinden geçen, tarihsel kullanımında bakım, gözetme ve gelir tasarrufuyla ilişkili anlamlar taşıyan sözcük.
Kavramsal Tanım
Osmanlı Devleti'nde belirli kamu gelirlerinin, özellikle askerî ve idarî hizmet karşılığında, bir görevliye tahsis edilmesine dayanan gelir ve hizmet düzenlemesinin temel birimi.
Tarihsel ve Bilimsel Analiz
Tımar, çoğu durumda toprağın özel mülkiyet olarak askere bağışlanması anlamına gelmez. Devletin gelir üzerindeki haklarının belirli koşullarla bir görevliye tahsis edilmesini ifade eder. Tımar sahibi sipahi, kendisine tanımlanan gelirlerden yararlanırken hizmet yükümlülükleri taşır; gelir miktarına göre sefere katılım ve yardımcı asker sağlama gibi görevler söz konusu olabilir. Osmanlı hukukunda dirlik, tımar, zeamet ve has terimleri gelir düzeyi ve görevle ilişkili sınıflandırmalar içinde ele alınır.
Uygulama zaman ve bölgeye göre farklılaşmıştır. Kırsal üreticilerin toprak kullanım ilişkileri, vergi türleri ve yerel yönetim koşulları tımarın işleyişi açısından önemlidir. Sistemi Avrupa feodalizminin basit bir kopyası gibi anlatmak, mülkiyet ve merkezi denetim bakımından önemli ayrımları örter. Ayrıca Osmanlı'nın her eyaletinde tımar düzeni aynı ölçüde uygulanmamıştır.
Tarihsel Arka Plan & Dönemselleştirme
Tımar düzeni Osmanlı askerî ve mali örgütlenmesinde özellikle 15–16. yüzyıllarda geniş önem kazandı. Tahrir defterleri ve dirlik kayıtları araştırmacılara gelir tahsisleri konusunda ayrıntılı bilgiler verir. 16. yüzyıl sonlarından itibaren uzun savaşlar, mali baskılar ve askerî dönüşümler düzenin ağırlığını değiştirdi. 17–19. yüzyıllarda bazı tımar uygulamaları sürse de eski askerî ve mali işlevleri giderek geriledi.
Kaynakça & Referanslar
- • Tımar - Halil İnalcık, TDV İslâm Ansiklopedisi
- • An Economic and Social History of the Ottoman Empire, 1300–1914 - Halil İnalcık ve Donald Quataert (ed.) (1994), Cambridge University Press