Göbeklitepe
Avcı-toplayıcıların tarımdan önceki bir çağda diktiği, T biçimli dev sütunlarıyla tanınan anıtsal yapılar topluluğu.
Neden Önemli?
Göbeklitepe, insanlığın avcı-toplayıcılıktan ilk çiftçi topluluklara geçtiği döneme tarihleniyor. Bu yüzden anıtsal mimarinin bilinen en erken örnekleri arasında sayılıyor.
Kireçtaşından oyulan sütunlar yalnızca süs değil, yapının bir parçası. Bazıları kemer ve peştamal kabartmalarıyla insan bedenini soyut biçimde gösteriyor, birçoğunda yabani hayvan tasvirleri yer alıyor. Benzer semboller bölgedeki çağdaş yerleşimlerde de görülüyor; bu da Yukarı Mezopotamya toplulukları arasında yakın bir bağa işaret ediyor.
Bildiklerimiz
- Yapılar, Çanak Çömleksiz Neolitik dönemde avcı-toplayıcı topluluklar tarafından dikildi.
- T biçimli sütunlar, hemen yanındaki kireçtaşı platodan çıkarıldı.
- Son kazılar, anıtsal yapıların yanında konut olabilecek daha küçük yapıları da ortaya çıkardı.
Tartışılanlar
- Yapıların kesin işlevi. UNESCO kaydı toplumsal etkinlikler ve ritüellerle, büyük olasılıkla cenaze ritüelleriyle ilişkilendiriyor, ama bunu olasılık olarak sunuyor.
- "Dünyanın ilk tapınağı" nitelemesi. Kayıtta "tapınak" sözcüğü geçmiyor, yapılar anıtsal topluluk yapıları olarak yorumlanıyor; konut izleri de bu tartışmayı besliyor.
- Toplumsal düzen. Sütunlar uzman ustaların ve belki daha hiyerarşik bir toplumun varlığına işaret ediyor olabilir.

Araştırma Tarihi
1963
İstanbul ve Chicago üniversitelerinin yüzey araştırması alanı Neolitik olarak kaydetti, ancak önemi o dönemde fark edilmedi.
1994
Alman arkeolog Klaus Schmidt alanı yeniden inceledi ve yüzeydeki taşların T biçimli sütunlar olduğunu anladı.
1995
Şanlıurfa Müzesi ile Alman Arkeoloji Enstitüsü işbirliğinde kazılar başladı.
2014
Klaus Schmidt hayatını kaybetti, kazı izni Enstitü işbirliğiyle Şanlıurfa Müzesi'ne verildi.
2018
Alan, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi.
2019
Kazı başkanlığı İstanbul Üniversitesi'nden Necmi Karul'a geçti.