Kültepe (Kaniş-Karum)
Anadolu'da yazılı tarihi başlatan 23.500'den fazla çivi yazılı kil tableti ve Asur ticaret kolonilerinin merkezini barındıran Orta Tunç Çağı kenti.
Neden Önemli?
Kültepe, yerli Anadolu krallığının yönetim merkezi olan Kaniş Höyüğü ile Mezopotamyalı tüccarların yerleştiği aşağı şehir (Karum) dokusunu bir arada koruyarak Anadolu'nun yazıyla tanıştığı ilk dönemi doğrudan belgelerle aydınlatıyor.
Tüccarların ev arşivlerinden çıkan 23.500'ü aşkın Eski Asurca çivi yazılı kil tablet; kalay ve kumaş ticaretinden faizli borç senetlerine, evlilik ve boşanma sözleşmelerinden yerel krallarla yapılan gümrük antlaşmalarına kadar MÖ 2. binyıl başı toplumunu benzersiz bir ayrıntıyla sunuyor.
Bildiklerimiz
- Kent; yerel kralların saraylarının bulunduğu dairesel tepe (Kaniş/Neşa) ve onu çevreleyen ticaret mahallesi (Karum) olmak üzere iki ana bölümden oluşuyor.
- Karum'un II. ve Ib tabakalarındaki tüccar evlerinde zarflı ve mühürlü on binlerce ticari mektup, borç senedi ve mahkeme tutanağı bulundu.
- Kültepe tabletleri,2015 yılında UNESCO Dünya Belleği Kütüğü'ne kaydedildi.
- Höyük üzerindeki Warşama Sarayı ve daha erken anıtsal yapılar, gelişmiş bir yerel Anadolu şehirciliğini kanıtlıyor.
Tartışılanlar
- Asurlu tüccarların yerel Anadolu krallıkları karşısındaki siyasi konumu (bugünkü kanıtlar siyasi sömürge değil, vergi ve antlaşmaya dayalı ticari yerleşim olduğunu gösteriyor).
- Karum II tabakasını sona erdiren büyük yangının Anadolu içi krallık savaşlarından mı yoksa bölgesel istilalardan mı kaynaklandığı.
- Hint-Avrupa dilli Hititlerin (Neşalılar) Kaniş nüfusu içindeki erken demografik ağırlığı.

Araştırma Tarihi
1881
Piyasada "Kapadokya tabletleri" adıyla bilinen çivi yazılı belgelerin kaynağı araştırılmaya başlandı.
1925
Bedřich Hrozný tabletlerin asıl kaynağının höyük değil, höyüğü çevreleyen aşağı şehir (Karum) olduğunu keşfetti.
1948–2005
Tahsin Özgüç başkanlığında Türk Tarih Kurumu adına yürütülen kazılar Karum ve Kaniş saraylarını ortaya çıkardı.
2006
Kazı başkanlığı Ankara Üniversitesi'nden Fikri Kulakoğlu'na geçti.
2014–2015
Alan UNESCO Geçici Listesi'ne, Kültepe Tabletleri ise UNESCO Dünya Belleği Kütüğü'ne alındı.