Letoon
Leto, Apollon ve Artemis'e adanmış üç yan yana tapınağı ve Likçe dilinin çözülmesini sağlayan üç dilli yazıtıyla Likya Birliği'nin federal kutsal alanı.
Neden Önemli?
Bir yerleşim kentinden ziyade tüm Likya Birliği'nin ortak federal dini merkezi olarak işlev gören Letoon, Anadolu'nun yerel "Tanrılar Anası" (Eni Mahanahi) ve su perileri (Eliyana) kültünün Yunan mitolojisindeki Leto ve ikiz çocukları Apollon ile Artemis kültüyle nasıl kaynaştığını su kaynakları etrafında kurulu mimarisiyle gösterir.
1973 yılında Apollon Tapınağı yakınında bulunan MÖ 358 tarihli "Letoon Üç Dilli Yazıtı" (Likçe, Yunanca ve Aramice), Pers egemenliği altındaki bir Likya kentinde üç resmi dilin birlikte kullanımını gösterirken Likçenin gramer ve söz varlığının çözülmesinde "Likya'nın Rosetta Taşı" rolünü oynadı.
Bildiklerimiz
- Kutsal alanın merkezinde yan yana dizilmiş üç tapınak yer alır: İyon düzenindeki en büyük yapı Leto'ya, ortadaki küçük yapı Artemis'e, doğudaki Dor-İyon karma yapı ise ok-yay ve lir mozaikli Apollon'a aittir.
- Kutsal su kaynağı (Nymphaion) MÖ 7. yüzyıldan itibaren adak alanı olarak kullanılmış, Roma İmparatoru Hadrian döneminde yarım daire havuzlu anıtsal çeşmeye dönüştürülmüştür.
- Kuzeydoğudaki üstü kapalı galeri girişli Helenistik tiyatro, dini şenlikler ve Likya Birliği toplantıları için kullanılıyordu.
Tartışılanlar
- Kutsal su kaynağındaki en erken demir çağı veya Tunç Çağı kült sürekliliğinin Hitit metinlerindeki su kutsal alanlarıyla doğrudan bir bağı olup olmadığı.
- MS 6.–7. yüzyılda tapınak taşlarıyla inşa edilen Erken Bizans bazilikasının terk edilmesinde yeraltı su seviyesinin yükselmesi ile Arap akınlarının göreli etkisi.

Araştırma Tarihi
1840
İngiliz teğmen T. A. B. Spratt ve doğa bilimci Edward Forbes kutsal alanın kalıntılarını tespit etti.
1962
Henri Metzger başkanlığında Fransız Arkeoloji Enstitüsü'nün sistemli Letoon kazıları başladı.
1973
Likçe, Yunanca ve Aramice yazılmış ünlü "Üç Dilli Stel" (Trilingue) kazılarda gün yüzüne çıkarıldı (bugün Fethiye Müzesi'ndedir).
1988
Xanthos ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne tescil edildi; 2011 sonrasında kazılar Türk heyetlerince (Sema Atik Korkmaz) sürdürüldü.